Bu proje, tarihi aydınlatmak ve kültürel zenginlikleri koruma amacıyla büyük bir adım olarak öne çıkıyor. Amida Höyük’ün kazı çalışmaları, tarihi daha iyi anlamak ve gelecek nesillere aktarmak için önemli bir araç olarak görülmektedir.

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde bulunan ve “Diyarbakır’ın kalbi” olarak anılan Amida Höyük’ün kazı çalışmaları için 20 yıllık bir destek anlaşması imzalanmıştır. Bu anlaşma, bölgenin zengin tarihini aydınlatmak ve kültürel mirası korumak amacıyla büyük bir adım olarak görülmektedir. Kazı alanı, Diyarbakır merkez Sur ilçesi Saray Kapı’da (İçkale’de) Sahabe Kabirlerinin kuzeybatısında, Diyarbakır İçkale Müze Kompleksi bölgesindedir. Amida Höyük, antik kaynaklarda adı geçen ve Diyarbakır merkezde ilk yerleşmenin başladığı yer olarak bilinmektedir. Höyük, deniz seviyesinden 663,00 metre yükseklikteki taban üzerinde yer almaktadır ve yaklaşık 20 metre yüksekliğe sahiptir. Diyarbakır’ın yönetim merkezi olduğu tespit edilen Amida Höyük, 9 bin yıldır kesintisiz olarak yönetim merkezi olması açısından eşsiz bir konuma sahiptir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Dicle Üniversitesi Rektörlüğü’nün izinleri ve destekleriyle yürütülen kazı çalışmaları, Prof. Dr. İrfan YILDIZ başkanlığında sürdürülmektedir. Bu çalışmalar sonucunda, çeşitli medeniyetlere ait izler ortaya çıkarılmıştır. Amida Höyük’ün ilk yerleşimi M.Ö. 7000 yılında Orta Neolitik Dönemde başlamış ve günümüze kadar kesintisiz devam etmiştir. Bu tarihler arasında Hurriler, Hurriler-Mitaniler, Bitzamani Krallığı, Asurlular, Romalılar, Bizanslılar, Nisanoğulları, Eyubbiler, Artuklular ve Akkoyunlular gibi farklı medeniyetlerin yönetim merkezi olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan bu alan, yapılan kazılar ve çalışmalarla büyük önem taşımaktadır.

Kentin adı yazılı kaynaklarda ilk kez Asur döneminde ortaya çıkmaktadır. Asur belgelerinde kentin ismi Amidi, Amēdi, Amīdu olarak geçmektedir. Kent I. Salmanassar döneminde (M.Ö. 1263- 1233) yılları arasında Orta Assur egemenliğine girmiş ve Asur hükümdarı Assur-bel-kala’nın (M.Ö. 1073-1056) M.Ö. 1056 tarihinde bölgeden çekilmesine kadar Assur egemenliğinde kalmıştır. Hükümdarlığının son yıllarında Diyarbakır bölgesine saldıran Orta Assur Kralı I. Adad Nirari’ye (M.Ö. 1307-1275) ait kılıç kabzasında kentin adı Amidi veya Amidu olarak yazılmıştır. Orta Asur kaynaklarına göre Amidi, Bit-Zamani Krallığı’nın (M.Ö. 900-825) surlu kentinin merkezidir. II. Assurnasirpal M.Ö. 866 yılında etrafı surlarla çevrili olan Amid’i kuşatmış, kenti ele geçiremeyince meyve bahçelerini yakıp yıkmış ve yağmalamıştır. Kent III. Salmanassar (M.Ö. 858-824) döneminde Asur İmparatorluğunun Amēdi eyaletinin merkezi olmuştur. II. Sargon (M.Ö. 722-705) dönemi metinlerinde, krala bağlı kaleler arasında Amidi adı da geçmektedir. Amidi valisi, Asur kralı II. Sargon’a (M.Ö. 722-705) yazdığı bir mektupta bir kral sarayı inşa ettiğini ve saraya kralın heykelini koydurduğunu anlatmıştır. Roma döneminde kentin adı Petersburg Akademisi Kaiserlichen Museum’da sergilenen İmparator Markus Aurelius Severus Alexander’a (222-235) ait bir sikkede yazılı “Mezopotamya Metropolisinin Amida Kolonisi” olarak geçmektedir. 330-349 yıllarında İmparator Konstantin, Roma İmparatorluğunun doğu sınırının geçtiği Amida kentini surlarla çevirtmiştir.

Amida Höyük, Bedi’üz- Zaman Ebû’l-İzz İsma’il bin er Rezzâz El-Cezeri’nin yaşadığı ve dünyada ilk robotların yapıldığı ve hizmet verdiği bir yer olan Artuklu Sarayı’nı bünyesinde barındırması bakımından da önemlidir.

Diyarbakır Artuklu Sarayı, Roma döneminde inşa edilen ve çeşitli nedenlerden dolayı tahrip olan Roma Sarayı’nın temelleri üzerine Artuklular döneminde yeniden inşa edilmiştir. Diyarbakır Artuklu Sarayı Kazısı ilk kez 1961-62 yıllarında Prof. Dr. Oktay ASLANAPA başkanlığında yapılmıştır. Artuklu Sarayı Kazısı Diyarbakır’da yapılan ilk arkeolojik kazıdır. Daha sonra ara verilen Artuklu Sarayı Kazısı’na 56 yıl aradan sonra 2018 yılında Diyarbakır Müze Müdürlüğü başkanlığında Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İrfan YILDIZ’ın bilimsel danışmanlığında tekrar başlandı. 2019 yılından beri Prof. Dr. İrfan YILDIZ başkanlığında sürdürülen İçkale Artuklu Sarayı Kazısı 2019 yılında Cumhurbaşkanlığı kararıyla yürütülen kazılar statüsüne alındı.

1961-62 yıllarında yapılan kazılarda sarayın avlulu, dört eyvanlı ve çini süslemeli havuzlu divanhanesi ile hamamı ortaya çıkarılmıştır. 2018-2019 yıllarında yapılan kazı çalışmalarında Amida Höyük’ün içinde binlerce yıldır akan su kaynağı ve bu kaynağa açılan bir tünel (kaçış tüneli) tespit edildi. Bu çalışmalarda ayrıca sarayın divanhanesi, kabul salonu ve odaları ortaya çıkarıldı. 2020 yılı kazı çalışmalarında Roma dönemine ait ısıtma sistemi (kalorifer sistemi), Roma dönemine ait temiz atık su kanaları, Geç Roma dönemine ait mezarlar tespit edilmiştir. 2021 yılı kazılarında Kral Yolu, Halaf Dönemine ait Tolos Yapı ve Artuklu dönemine ait kalorifer sistemi ortaya çıkarılmıştır.

2018-2021 yıllarında yapılan kazı çalışmalarında Diyarbakır merkezde (Amida Höyük’de) yerleşimin bugüne kadar bilinenin aksine 4000 yıl daha önce M.Ö. 7000 yıllarında başladığı ve 9 bin yıl öncesinden günümüze kadar kesintisiz olarak devam ettiği tespit edildi. Yapılacak kazı çalışmaları neticesinde Amida Höyük’teki ilk yerleşim izlerinin günümüzden 12 bin yıl önceye kadar gideceği tahmin edilmektedir. Çalışmalarda ayrıca İslam ordularının şehri fethettiğinde şehrin yöneticisi olan Meryem-i Dara’nın kaçtığı söylenen tünel tespit edilerek efsanelerdeki bilgilerin gerçekliği kanıtlanmıştır. Çalışmalar esnasında tarihi kaynaklarda sık sık adı geçen meşhur İçkale Su Kaynağı’nın bir kısmının günümüzde höyüğün içinde olduğu ve binlerce yıldır kesintisiz olarak akmaya devam ettiği kanıtlandı. Kazı çalışmalarında aynı zamanda 25 yıl sarayda yaşayan ve burada dünyanın ilk robotlarını yapan sibernetik biliminin kurucusu ünlü İslam Alimi İsmail Ebu’l İz bin Rezzaz El Cezeri’nin saraya çıkarttığı su sistemi ve tasarladığı tahmin edilen kalorifer sistemi tespit edilmiştir.

Diyarbakır İçkale Artuklu Sarayı Kazısı, Diyarbakır’da yapılan ilk arkeolojik kazı olması, Diyarbakır merkezde ilk yerleşimin başlangıç tarihini değiştirmesi, ünlü İslam âlimi El Cezeri’nin dünyada ilk robotları yaptığı, sibernetik ve otomasyon sisteminin temellerini attığı ve krank milini geliştirdiği mekanın ortaya çıkarılması, bir sarayda tespit edilen dünyadaki en erken tarihli ısıtma sistemi (kalorifer) sisteminin ortaya çıkarılması, Roma dönemine ait temiz su ve atık su kanallarının ortaya çıkarılması, Artuklu dönemine ait kalorifer sisteminin tespit edilmesi, sarayın kaçış (gizli) tünelinin tespit edildiği bir kazı olması, eski dönemlere ait Kral Yolu’nun ortaya çıkarılması ve Diyarbakır ile ilgili tarihi kaynaklarda geçen bilgileri somut kanıtlarla ortaya koyması açısından önemlidir. Kazı alanı aynı zamanda UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde bulunması açısından da önem arz etmektedir.